"Üniversiteye giren genç yeni bir sınavla karşılaşıyor"

YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, 2026 YKS yerleştirme sonuçlarının ardından öğrencilerin barınma sorununu gündeme taşıdı. Kamu yurtlarının örgün öğretimdeki öğrencilerin yalnızca yüzde 27’sine karşılık gelebildiğini belirten Ösen, özel yurt ve kira maliyetlerinin ailelerin bütçesini zorladığını söyledi. İzmir’de öğrencinin tek başına evde yaşamasının aylık maliyetinin yaklaşık 38 bin liraya ulaştığını ifade eden Ösen, çözüm için kontenjan, yurt, burs, ulaşım ve istihdam politikalarının birlikte planlanması çağrısı yaptı.

"Üniversiteye giren genç yeni bir sınavla karşılaşıyor"
20 Ağustos 2026 - 14:26 - Güncelleme: 20 Ağustos 2026 - 14:52
YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2026 yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite öğrencilerinin barınma sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kamu ve özel yurt kapasiteleri ile kira ve yaşam maliyetlerini karşılaştıran Ösen, öğrencilerin üniversiteye yerleştikten sonra barınma konusunda ikinci bir sınavla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Kamu yurtları öğrencilerin yüzde 27’sine karşılık geliyor

Ösen’in paylaştığı verilere göre Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2025 verilerinde, 81 il, 271 ilçe ve KKTC’de toplam 880 yurtta 1 milyon 3 bin 259 kişilik GSB/KYK kapasitesi bulunuyor.

YÖK’ün Kasım 2025 verilerinde ise örgün öğretimde 3 milyon 714 bin 449 öğrenci yer alıyor.

Bu iki veriyi karşılaştıran Ösen, kamu yurtlarının toplam örgün öğrenci sayısının yaklaşık yüzde 27,01’ine karşılık gelebildiğini belirtti.

Kamunun görevinin öğrencileri yalnızca üniversiteye yerleştirmek olmadığını söyleyen Ösen, gençlerin güvenli, sağlıklı ve insanca koşullarda eğitimlerini sürdürebilecekleri barınma imkanlarının da sağlanması gerektiğini ifade etti.

“Kapasite kadar koşullar da sorun”

KYK yurtlarındaki yatak sayısının yetersiz olduğunu savunan Ösen, mevcut yurtların fiziki ve sosyal koşullarını da eleştirdi.

Ösen, kalabalık odalar, yetersiz çalışma alanları, hijyen, beslenme ve güvenlik sorunlarının öğrencilerin eğitim hayatını olumsuz etkilediğini öne sürdü.

Ösen, “Kontenjanlar dolduruluyor fakat yeterli sayıda yurt yok. Üstelik kapasitenin yetersiz olması tek sorun değil. Öğrenciler kalabalık odalarda, verimli çalışma alanlarından uzak şartlarda barınmak zorunda kalıyor” dedi.

Özel yurtlarda ücret 80 bin liraya kadar çıkıyor

KYK yurtlarına yerleşemeyen öğrencilerin özel yurt veya kiralık konut seçeneklerine yönelmek zorunda kaldığını belirten Ösen, özel yurt fiyatlarının da ailelerin karşılayabileceği seviyelerin üzerine çıktığını söyledi.

Türkiye genelinde 1.510 özel yurt bulunduğunu ve toplam kapasitenin 237 bin 961 kişi olduğunu aktaran Ösen, tek kişilik oda fiyatlarının aylık 27 bin liradan başlayarak 80 bin liraya kadar çıkabildiğini ifade etti.

Ösen, sosyal devlet anlayışında öğrencilerin piyasa koşullarına terk edilmemesi gerektiğini savundu.

İzmir’de öğrencilerin yalnızca yüzde 30’una yurt

Barınma sorununa İzmir üzerinden de örnek veren Ösen, kentte yaklaşık 200 bin üniversite öğrencisi bulunduğunu belirtti.

İzmir’de kamu yurt kapasitesinin 42 bin 472, özel yurt kapasitesinin ise 13 bin 908 olduğunu aktaran Ösen, toplam yurt kapasitesinin yaklaşık 56 bin 380 kişide kaldığını söyledi.

Ösen, bu verilere göre kentte öğrenim gören öğrencilerin yaklaşık yüzde 30’una yurt imkanı bulunduğunu belirterek, İzmir’de ikamet eden öğrenciler hesaptan çıkarılsa dahi barınma ihtiyacının karşılanmasının güç olduğunu dile getirdi.

Öğrencinin evde yaşama maliyeti yaklaşık 38 bin lira

Ösen, yurt bulamayan bir öğrencinin İzmir’de ev kiralaması durumunda karşılaşacağı aylık maliyeti de hesapladı.

Öğrencilerin yoğun olarak yaşadığı Buca’da ortalama kiranın 22 bin 818 lira, Bornova’da 30 bin 597 lira, Çiğli’de ise 29 bin 458 lira olduğunu belirten Ösen, üç ilçenin ortalamasının 27 bin 624 liraya ulaştığını söyledi.

Bu rakama 700 lira elektrik, 350 lira su, kış ayları için 2 bin lira doğal gaz, 750 lira internet, 700 lira ulaşım ve en düşük seviyeden 5 bin lira mutfak gideri eklendiğinde aylık toplam maliyetin yaklaşık 38 bin lirayı bulduğunu ifade etti.

Komisyon ve depozito gibi ilk giriş maliyetlerinin bu hesaba dahil olmadığını belirten Ösen, asgari ücretle geçinen bir ailenin bu yükü karşılamasının son derece güç olduğunu söyledi.

“Öğrenciler merdiven altı yurtlara yöneliyor”

Artan kira ve özel yurt ücretleri ile yetersiz kamu yurdu kapasitesinin öğrencileri kayıt dışı ve denetimsiz barınma seçeneklerine yöneltebildiğini savunan Ösen, mevcut tablonun gençlerin eğitim hayatını tehdit ettiğini ifade etti.

Ösen, “Öğrencilerimiz yüksek maliyetler, yetersiz yurtlar ve artan kira bedelleri kıskacında merdiven altı yurtlara mecbur bırakılıyor” dedi.

İktidarın yükseköğretim ve barınma politikalarını eleştiren Ösen, öğrencilerin yıllarca verdikleri emeğin barınma sorunları nedeniyle gölgelenmemesi gerektiğini söyledi.

Kontenjan belirlenirken yurt kapasitesi de hesaba katılsın

Ösen, öğrenci barınma sorununun çözümü için üniversite kontenjanlarının belirlenme yönteminde değişikliğe gidilmesini önerdi.

Bir kente verilecek yeni öğrenci kontenjanlarının, o kentteki kamu yurdu kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ösen, yalnızca yatak sayısını artırmaya odaklanan bir anlayış yerine öğrencilerin yaşam kalitesini de hesaba katan bütüncül bir planlama yapılmasını istedi.

Her üniversite kenti için “barınma kapasitesi raporu” önerisi

Ösen’in önerileri arasında her üniversite kentinin ayrı ayrı analiz edilmesi de yer aldı.

Öğrenci sayısı, şehir dışından gelenlerin oranı, KYK kapasitesi, kira seviyeleri ve ulaşım olanaklarının birlikte değerlendirilmesini isteyen Ösen, kontenjanların bu veriler üzerinden planlanması gerektiğini belirtti.

İzmir, İstanbul ve Ankara’ya yeni yurt yatırımı çağrısı

Özellikle yoğun öğrenci alan büyükşehirlerde yeni KYK yurtlarına ihtiyaç olduğunu kaydeden Ösen, İzmir, İstanbul ve Ankara gibi kentlerde mevcut ve öngörülen öğrenci sayısına göre yatırımların artırılmasını istedi.

Yeni yurt yatırımlarında yalnızca kapasitenin değil, yurtların üniversitelere uzaklığının, ulaşım imkanlarının ve öğrencilerin sosyal ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Kontenjanlar istihdama göre de belirlenmeli”

Yükseköğretim programlarındaki kontenjanların yalnızca doluluk oranları üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkan Ösen, mezunların istihdam imkanlarının ve bölgesel ihtiyaçların da hesaba katılması gerektiğini belirtti.

Ösen, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı ile bölgesel kalkınma hedeflerinin üniversite kontenjanları belirlenirken birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

KYK yurtlarında nitelik vurgusu

Yurt politikasının yalnızca kaç öğrencinin yerleştirildiği üzerinden ölçülmemesi gerektiğini dile getiren Ösen, güvenli, hijyenik ve ders çalışmaya uygun yaşam alanlarının oluşturulmasını istedi.

Ösen’e göre kapasite artışıyla birlikte mevcut yurtların niteliğinin yükseltilmesi de yükseköğretim politikasının temel başlıklarından biri olmalı.

Bursların temel ve sosyal giderlere göre artırılmasını istedi

Ösen, öğrencilerin barınma dışındaki maliyetlerinin de yükseköğretim politikalarının parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

3 bin lira olduğunu belirttiği KYK bursunun ulaşım, beslenme, kitap ve eğitim materyalleri gibi zorunlu harcamaları karşılayacak seviyeye çıkarılmasını isteyen Ösen, gençlerin tiyatro, konser ve sinema gibi sosyal ve kişisel gelişim faaliyetlerine erişebilmesinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“Barınma sınavının önüne geçilmeli”

Yükseköğretim sisteminin uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini belirten Ösen, kontenjan, yurt, burs, ulaşım, akademik kadro ve istihdam politikalarının birbirinden bağımsız ele alınmaması çağrısında bulundu.

Ösen, üniversiteye yerleşen gençlerin eğitim hayatına başladıktan sonra yeni bir “barınma sınavıyla” karşı karşıya kalmasının ancak bu başlıkların birlikte planlanmasıyla önlenebileceğini kaydetti.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum