İzmir Barosu'nda Öktem'in hedefi: "Baro sadece adliyede değil, hayatın içinde olmalı"

İzmir Barosu’nda 17-18 Ekim tarihlerinde yapılacak seçimler öncesinde başkanlık yarışı sürerken, Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı Emre Öktem, yeni döneme ilişkin yaklaşımını anlattı.

İzmir Barosu'nda Öktem'in hedefi: "Baro sadece adliyede değil, hayatın içinde olmalı"
05 Ekim 2026 - 14:50
Dört yıldır İzmir Barosu Yönetim Kurulu’nda görev yapan Öktem; avukatların ekonomik ve mesleki sorunlarından genç hukukçuların baro ile ilişkisine, avukatlara yönelik şiddetten baronun toplumsal olaylardaki konumuna kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Öktem, İzmir Barosu’nun yalnızca meslek örgütü kimliğiyle değil, hukukun üstünlüğü ve hak arama mücadelesindeki rolüyle de güçlü olması gerektiğini savundu.

İzmir Barosu seçimleri, mevcut Başkan Sefa Yılmaz’ın yeniden aday olmadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Başkanlık için Çağdaş Avukatlar Grubu adına Emre Öktem’in yanı sıra farklı grupların adayları ve bağımsız aday Tacettin Çolak yarışıyor.

Öktem’e göre seçimlerin asıl tartışılması gereken tarafı ise yalnızca kimin başkan olacağı değil, önümüzdeki dönemde baronun nasıl bir anlayışla yönetileceği.

Öktem’in seçim denkleminde iki başlık öne çıkıyor

Öktem, dört yıllık yönetim kurulu deneyiminin kendisine hem baronun mevcut yapısını hem de meslektaşların beklentilerini yakından görme fırsatı verdiğini belirtti. Bu dönemde önemli çalışmalar yapıldığını ancak tamamlanamayan başlıkların da bulunduğunu ifade eden Öktem, yeni dönemde mesleki ve ekonomik kazanımların yanı sıra toplumsal çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokratik standartlara ilişkin tartışmaların baroların sorumluluğunu artırdığını savunan Öktem, bu nedenle 2026 seçimlerinin yalnızca bir yönetim değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Öktem, özellikle önümüzdeki dönemde baroların kamusal alanda daha fazla söz söylemek zorunda kalacağını düşünüyor.

“Konfor alanı arayan baro yönetmemeli”

Öktem’in adaylık gerekçelerinden biri de İzmir Barosu’nun toplumsal olaylarda aldığı pozisyon.

19 Mart sürecini örnek gösteren Öktem, İzmir Barosu’nun yaklaşık 800 avukatla sahada bulunduğunu belirtti. Farklı gruplardan avukatların da aynı süreçte görev aldığını vurgulayan Öktem, baronun yalnızca açıklama yapan değil, gerektiğinde sahada yer alan bir meslek örgütü olması gerektiğini savundu.

Bu süreç nedeniyle İzmir Barosu yönetimi hakkında soruşturma ve yargılama süreçlerinin devam ettiğini hatırlatan Öktem, kendileri açısından geri adım atılması gereken bir durum olmadığını ifade etti.

Öktem, yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu:

“İzmir Barosu’nu bir konfor alanı olarak gören varsa aday olmasın.”

Depremden çoklu baro düzenlemesine kadar farklı başlıklarda da baronun sahada olduğunu belirten Öktem, yeni dönemde de benzer bir çizginin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Avukatın dosyası üzerinden hedef gösterilmesine tepki

Öktem’in üzerinde durduğu bir başka başlık ise avukatlara yönelik şiddet.

Avukatların savundukları kişiler veya dosyalar üzerinden hedef haline getirilebildiğini belirten Öktem, bunun mesleğin temel işleviyle çeliştiğini savundu. Şiddet olaylarının yanı sıra cezasızlık algısının da sorunu büyüttüğünü ifade eden Öktem, avukat haklarının yeni dönemde öncelikli çalışma alanlarından biri olması gerektiğini söyledi.

Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezi Yürütme Kurulu'nda da görev yaptığını belirten Öktem, bu alandaki çalışmaların hem İzmir hem de Türkiye ölçeğinde devam edeceğini ifade etti.

Sandıktan önce genel kurul çağrısı

Öktem’in seçim sürecinde dikkat çektiği sorunlardan biri de avukatların genel kurul ve seçimlere katılım oranı.

2024 Genel Kurulu’nda katılımın yaklaşık yüzde 55 seviyesinde kaldığını belirten Öktem, baro genel kurulunun yalnızca oy kullanılan bir toplantı olmadığını, baronun en üst karar organı olduğunu vurguladı.

Bu nedenle meslektaşlarına yalnızca sandığa gitmeleri değil, genel kurul sürecini takip etmeleri çağrısında bulunan Öktem, avukatların adayları dinlemesi, eleştirmesi ve taleplerini doğrudan dile getirmesinin baronun gelecek dönem yönetimi açısından belirleyici olacağını söyledi.

Öktem, seçim sonucunda hangi grubun yönetimi üstleneceğinden bağımsız olarak genel kurulda ortaya çıkan eleştirilerin ve taleplerin yeni yönetim açısından yol gösterici olması gerektiğini ifade etti.

Genç avukatlarda “katılım” mesajı

Öktem, genç avukatların seçimlerdeki tutumunun da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Son genel kurulda genç avukatların oy kullandığı sandıklarda Çağdaş Avukatlar Grubu'nun üçüncü sırada yer aldığını belirten Öktem, ortaya çıkan sonucu bir mesaj olarak gördüklerini ifade etti.

Son iki yılda genç hukukçularla daha fazla temas kurmaya çalıştıklarını belirten Öktem, gençlerin ekonomik, mesleki ve çalışma koşullarına ilişkin sorunlarının baro yönetiminin öncelikli gündemlerinden biri olması gerektiğini söyledi.

Ancak genç avukatların bulunduğu sandıklardaki katılımın da yaklaşık yüzde 50 seviyesinde kaldığına dikkat çeken Öktem, yeni seçimde daha yüksek bir katılım beklediklerini dile getirdi.

“48 yıllık çizgiyi geleceğe taşımak istiyoruz”

Öktem, adaylığını destekleyen Çağdaş Avukatlar Grubu'nun İzmir Barosu'nda 48 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bu mirasın yalnızca geçmişe atıf yapılarak değil, bugünün sorunlarına yanıt üretilerek sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

2018'de baro yönetiminin devralınması sırasında ortaya konulan “korkmayan, biat etmeyen, sözünü esirgemeyen” baro hedefinin bugün de geçerli olduğunu ifade eden Öktem, İzmir Barosu'nun Türkiye genelinde takip edilen ve farklı barolara mesleki eğitim desteği veren bir kurum haline geldiğini savundu.

Öktem'e göre yeni dönemin temel meselesi, bu hareketliliğin korunması ve baronun meslektaşların gündelik sorunlarıyla toplumsal meseleler arasındaki bağını güçlendirmesi.

Denetim raporları eleştirisine “eksiklik” yanıtı

Öktem, baro yönetimine yönelik eleştirilerin de seçim sürecinin doğal bir parçası olduğunu belirtti.

Denetim raporlarının üç aylık dönemler halinde hazırlandığını, ancak bazı raporların internet sisteminde yayımlanması konusunda aksaklık yaşanmış olabileceğini ifade eden Öktem, bu eleştirinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Öktem, raporların meslektaşların erişimine açık olması gerektiğini belirterek, yeni dönemde bu konuda daha düzenli bir sistem oluşturulabileceğini ifade etti.

“Eksiksiz yaptık” iddiasında değiliz

Öktem, seçim kampanyasının yalnızca mevcut yönetimin icraatlarını savunmak üzerine kurulmadığını da vurguladı.

Dört yıllık yönetim deneyiminin ardından eksiklerin de görüldüğünü belirten Öktem, eleştirilerin baronun gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi.

Yeni döneme ilişkin yaklaşımını ise mesleğin ekonomik ve mesleki sorunlarına odaklanan, genç avukatların daha fazla söz sahibi olduğu, avukat hakları konusunda daha güçlü mücadele eden ve toplumsal gelişmeler karşısında sessiz kalmayan bir baro anlayışı üzerinden tarif etti.

Öktem’in seçim mesajının merkezinde böylece tek bir başlık değil, iki farklı sorumluluk alanı bulunuyor: Avukatın mesleğini güven içinde yapabilmesini sağlamak ve hukukun gündeminde baronun sesini kaybetmemek.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum