Sökmen'den İzmir Barosu için değişim hamlesi: "Güçlü Baro mücadelesi vereceğiz"
Bu hafta sonu yeni başkanını seçmeye hazırlanan İzmir Barosu'nda 4 isim yarışa hazırlanırken, bu isimlerden biri olan İzmir Barosu Başkan Adayı Serhat Sökmen, seçim çalışmaları kapsamında avukatlık mesleğinin ekonomik ve kurumsal sorunlarına yönelik çözüm önerilerini açıkladı.
Hukuk fakültesinden mezun olup stajını tamamlayan genç meslektaşlarının doğrudan ağır mali yüklerle baş başa kaldığını vurgulayan Sökmen, mesleğe başlama aşamasındaki BAĞ-KUR prim muafiyetinden baro bütçesinin yönetimine, fiziki çalışma şartlarından adliye vizyonuna kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu.
“Genç Avukata Nefes Aldıracağız: BAĞ-KUR ve Vergi Desteği Sart”
Avukatlığın sadece serbest bir meslek değil, aynı zamanda bir kamu görevi olduğunu vurgulayan Sökmen, genç avukatların yaşadığı ekonomik kıskacı şu sözlerle dile getirdi:
"Genç meslektaşımız stajını bitirir bitirmez 'git ofisini aç' mantığıyla yalnız bırakılıyor. İzmir'de yüksek ücretlerle çalışabilecekleri dolgun imkânlı büro sayısı kısıtlı. Büroyu açan genç avukat; kira, mobilya taksitleri ve her ay düzenli gelen BAĞ-KUR primiyle karşı karşıya kalıyor. Daha önce uygulanan genç girişimci BAĞ-KUR prim muafiyeti tasarruf tedbirleri gerekçesiyle kaldırıldı. Biz baro bütçesinden doğrudan nakit yardımı yapamayız ancak mevzuat düzeyinde çözüm üretebiliriz."
30 yaşına kadar olan avukatlar için BAĞ-KUR prim muafiyeti ve gelir vergisi kolaylığı sağlamak adına temaslarda bulunduğunu belirten Sökmen, Bakanlıklardan gelen ret yanıtı üzerine konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsman) taşıdığını şöyle ifade etti:
"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine’den yasal düzenleme gerektiği yönünde olumsuz yanıt aldım. Şimdi Ombudsman’a başvuruyorum. Buradan çıkacak tavsiye kararının TBMM’deki yasalaşma sürecini kolaylaştıracağına inanıyorum."
“Emekli Maaşları 22-23 Bin Lirada Kaldı: Göstergeler Değişmeli”
Mali krizin yalnızca gençleri değil tüm yaş gruplarındaki avukatları etkilediğini vurgulayan Sökmen, kıdemli avukatların emeklilik şartlarına şu ifadelerle dikkat çekti:
"Yıllarını mesleğe vermiş üstatlarımız bugün 22-23 bin lira emekli maaşına mahkûm ediliyor. Avukat gelir yetersizliği nedeniyle primini en alt kademeden yatırdıkça emekli maaşı da dipte kalıyor. Nasıl ki hâkimlikte bağımsızlık teminatı varsa, yargının kurucu unsuru olan avukatın da ekonomik bağımsızlığı sağlanmalıdır. Emeklilik gösterge sistemini değiştirmek için projelerimiz hazır."
Mutfakta Yeni Dönem: “İş Geliştirme Komisyonu Kuracağız”
Seçimi kazanması hâlinde avukatlara yeni iş imkânları ve ekonomik kolaylıklar sağlayacak İş Geliştirme Komisyonu kuracağını duyuran Sökmen, mesleğe başlangıç maliyetlerini düşürecek somut bir adımı şu şekilde örneklendirdi:
"E-imza için kullanılan token cihazları ciddi bir maliyet. Türkiye Barolar Birliği ihaleye çıkarken, mesleğe yeni başlayan avukatlara ilk 3 yıl boyunca tokenın ücretsiz verilmesi şartını koyabilir. Ayrıca çocuk sahibi kadın meslektaşlarımızın mesleğe devamı çok zorlaşıyor. Adliyedeki kreş/anaokulu imkânından sadece hâkim ve savcı çocukları yararlanıyor. Yargının üç sacayağından biri olan avukatların çocukları neden faydalanamıyor? Bu sorunun da üzerine kararlılıkla gideceğiz."
“45 Derecede Vantilatörsüz Baro Odası Kabul Edilemez”
Baro yönetiminin mevcut çalışma alanlarındaki ihmallerini eleştiren Sökmen, öncelikli 3 hedefini şöyle sıraladı:
* Fiziki Koşulların İyileştirilmesi: "Adliyadaki baro odasında yaz boyunca klimalar ve vantilatörler çalışmadı, temizlik yapılmadı. 45 derece sıcakta avukatların nefes alabileceği alanlar insani şartlara kavuşturulacak."
* Kadın Avukatlara Destek: "Kadın meslektaşlarımızın duruşma saatlerinde çocuklarını güvenle bırakabilecekleri alanlar oluşturulacak."
* Ekonomik Katkı ve İş Geliştirme: "İş Geliştirme Komisyonu ile yeni gelir alanları açılacak. CMK ödemelerinin gecikmesi, bürokrasi ve vergi yükü gibi başlıklar vaat değil, zaten yapılması zorunlu temel görevlerimizdir."
İzmir’e Yeni Adliye Sarayı ve Güçlü Diplomasi Vurgusu
İzmir Adliyesi'nin parçalı ve yetersiz yapısına değinen Sökmen, masadaki itibarın önemine dikkat çekerken şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul Çağlayan Adliyesi örneğinde olduğu gibi, İzmir'de de adliyeleri bölen anlayışa karşı tek çatı altında büyük bir adliye sarayı yapılması için lobi oluşturmalıyız. Ancak bakanlığı ikna etmek vaatle değil, masadaki ağırlıkla olur. Rahmetli Nevzat Erdemir döneminde Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile görüşülerek 43 metrekarelik baro alanı 350-400 metrekareye çıkarılmıştı; hatta o dönem baro odasında ücretsiz diş hekimi hizmeti dahi vardı. Hak arayışı sadece sokakta yapılmaz, gerektiğinde diplomasi masasında karşı görüşü ikna edebilecek saygınlıkla yapılır."
“Ocak 2026’dan Beri Denetim Raporları Açıklanmıyor, Baro Bahçe Zayıf Yönetiliyor”
Baro yönetiminin şeffaflık ve işletme performansını sert sözlerle eleştiren Sökmen, mali bilançodaki tutarsızlıklara şu ifadeler ile işaret etti:
"2026 Ocak ayından bu yana denetim raporlarına ulaşamıyoruz. Çağdaş Yönetim döneminde kazandırılan Baro Bahçe güzel bir hizmet ancak kötü yönetiliyor. Kira ödenmemesine ve fiyatların Bayraklı’daki özel mekânlarla neredeyse aynı (kişi başı 250-300 TL) olmasına rağmen Ocak 2026 raporunda 1 ayda nasıl 307 bin lira zarar açıklandı? Avukata kayda değer bir indirim sunulmuyor, hizmet kalitesi ve güler yüz yok. Ağırlama giderleri gibi farklı kalemlerin kullanılıp kullanılmadığı sorusu akıllara geliyor."
Sökmen ayrıca, mevcut Baro binasının adliyeden uzak ve sosyal olanaklardan yoksun olduğunu ifade ederek, TBB ile iş birliği içinde Ankara'daki gibi otel anlaşmalarının da yer alacağı modern ve ferah bir Baro Kompleksi hedefi taşıdığını paylaştı.
Vergi Yükü ve Kayıt Dışılık Riski
Avukatların üzerindeki mali baskının mesleki saygınlığı zedelediğini vurgulayan Sökmen, şu beyanlarda bulundu:
"100 bin liralık davada kestiğimiz makbuzun yaklaşık 48 bin 700 lirası vergi, stopaj ve KDV olarak devlete gidiyor. Biz anonim şirket değiliz, kamu görevi yapıyoruz. Kazancın yarısına ortak olunduğunda avukat istemeden kayıt dışılığa sürükleniyor. Bu durum müvekkil ile avukat arasındaki güven ilişkisini zedeliyor. Güçlü bir baro ile bu yükün hafifletilmesi için mücadele edeceğiz."
Öne Çıkan Diğer Başlıklar
Sökmen'in konuya ilişkin diğer görüşleri ise, şu şekilde dört başlık altında toplanabilir:
* Sigortalı Avukat Maaş Tarifesi: "Bağlı çalışan avukatlar için '90 bin TL maaş verilsin' demek kolay ancak İzmir'de bu ücreti ödeyebilecek büro yapısı az. Gerçekçi olmayan tarifeler genç avukatların işsiz kalmasına yol açar."
* Yönetimde Cinsiyet Eşitliği ve Liyakat: "Listelerimizde kadın-erkek dengesini gözettik (Yönetim Kurulunda 6 kadın, 4 erkek; Disiplin Kurulunda 2 kadın, 3 erkek; Denetimde 2 kadın, 1 erkek). Pozitif ayrımcılığı liyakati gözeterek uyguladık."
* TBB Delegasyonu Değişikliği: "Yasal değişiklikle İzmir Barosu’nun TBB delege sayısı 30’lardan 5’e düşürüldü. Listelerde kısıtlı yer kalsa da kuracağımız komisyon ve merkezlerle tüm meslektaşlarımızı karar mekanizmasına dâhil edeceğiz."
* Sessiz Çoğunluğa Sandık Çağrısı: "İzmir'deki 15 bin avukatın yaklaşık 7 bini sandığa gitmiyor. Yaklaşık 2 bin 500 - 3 bin oyla yönetim belirleniyor. Meslektaşlarımızın küskünlüğü veya umutsuzluğu sandıktan uzak durmalarına neden oluyor. Tüm meslektaşlarımızı barolarına sahip çıkmaya ve oy kullanmaya davet ediyorum."